IMF’yle Dünya Bankasının dayattığı Tarımsal Reform Uygulama Projesi’nin ardından bu sayı Mart 2018’de 533.456’ya, 2024’te 254.166’ya indi. Düşüş hızlandı ve tam o sırada perde kapandı.
Beş Kooperatiften Dördü Tabela Kooperatifi
Bakanlığın verdiği büyük toplama baktığımda tablo hiç de kötü görünmüyor. Geçtiğimiz nisan ayı verilerine göre Türkiye’de 49.700 kooperatif, 327 birlik ve 4.833.888 kayıtlı ortak var. Ama bu toplamın içinde konut yapı kooperatifleri de esnaf kredi-kefalet kooperatifleri de yeni kurulan kadın girişim kooperatifleri de sayılıyor.
Tarımdaki erime bu kalabalığın arasında kayboluyor. Tarım kısmına ayrı bakıyorum. Tarım ve Orman Bakanlığının kuruluşuna izin verdiği 9.442 kooperatif ve 2.210.710 ortak var. Bunun 6.364’ü tarımsal kalkınma kooperatifi (652.337 ortak), 2.446’sı sulama kooperatifi (321.196 ortak), 601’i su ürünleri kooperatifi (31.895 ortak). Pancar ekicileriyse 31 kooperatifte 1.205.282 ortağı topluyor.
Sayı büyük görünüyor da içi ne kadar dolu? Tarımsal kalkınma kooperatiflerinin yaklaşık yüzde 18’i fiilen çalışıyor. Geri kalanı tabela kooperatifi. Kapıda levha var, içeride üretim yok. Bu kooperatiflerin yüzde 47,8’inin güncel ve yazılı bir iş planı yok. Üretim tesisi olanların oranı yüzde 52. Doğrudan ihracat yapanı yüzde 2,21. En sert daralma da tarım satış kooperatiflerinde yaşanıyor.
Tarımsal Reform Uygulama Projesi’nden bugüne yüzde 64 küçüldüler. Kırsal nüfusun azalması bunu açıklamıyor. Kırsal nüfus azalıyor, evet, ama tarım satış kooperatifleri nüfustan daha hızlı çözülüyor. Ben bu farkı önemsiyorum, çünkü kooperatif bunun için var. Çiftçi tek başına yapamadığını birlikte yapsın diye. Örgüt eriyince çiftçi pazarda tek başına kalıyor.
Kooperatif Zarar Edince Faturayı Çiftçi ve Besici Ödüyor
Çözülmenin sebebi kanunda yazıyor. Kanuna göre Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinin genel müdürünü ortaklar seçmiyor. Kararnameyle atanıyor. Genel müdür yardımcılarını ve bölge müdürlerini de genel müdürün teklifiyle Tarım ve Orman Bakanı atıyor. Yani kooperatiflerin bütün icrası, üreticinin iradesinin tamamen dışında belirleniyor. Kooperatif, kâğıt üzerinde ortakların örgütü. Uygulamada idari hiyerarşinin bir uzantısı.
Yine kanuna göre kooperatifler ve bölge birlikleri üst kuruluşların talimatına uymak zorunda. Uluslararası Kooperatifler Birliğinin iki ilkesi var. Ortakların demokratik denetimiyle özerklik ve bağımsızlık. İkisi de burada çiğneniyor. Ortak, bağlı olduğu birliğin genel kuruluna doğrudan katılamıyor bile. Onun adına, kooperatif genel kurulunun seçtiği temsilciler konuşuyor.
Çiftçi ve besici ortağa finansal okuryazarlık eğitimi verilmiyor. Kooperatif nasıl yönetilir, o da öğretilmiyor. Bu bilgiye sahip olan ve üst kuruluşların desteklediği kişiler zamanla seçimle yönetime geliyor. Birlik genel kuruluna giden temsilciler de çoğunlukla bu yöneticiler oluyor. Sonra çiftçi ve besici ortaklar ikna ediliyor ve kooperatifler holdingleştiriliyor. Öz sermaye riske girdiğinde ya da eksiye düştüğünde zararı kim ödüyor? Karar masasında oturmayan çiftçi ve besicinin öz sermayesi.






