Güçlü’nün birlikte yaşadığı kız arkadaşı Özlem Yıldız, 28 Temmuz 2026’da Başakşehir’deki hakim-savcı lojmanlarında ölü bulundu.
Ev Ergün Güçlü’ye aitti.
Olayın ardından gözaltına alınan Güçlü’nün ayağında kesik tespit edildi. Çıkarıldığı Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
Ancak dosya yalnızca bir ölüm soruşturmasından ibaret değil.
‘ÖZEL DOSYALARIN’ SAVCISIYDI
Ergün Güçlü, 15 Temmuz sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Bürosu’nda görev yapıyordu.
O dönemin en “kudretli” savcılarından biri olarak görülüyordu. Özellikle kamuoyunda ses getiren bazı dosyaların Güçlü’ye verilmesi ve verdiği kararlar tartışma yaratıyordu.
Yargı kulislerinde, kritik soruşturmalarda özellikle görevlendirildiği konuşuluyordu.
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri hakkında yürütülen soruşturmaydı.
Barış talebiyle lokma dağıtan öğrenciler gözaltına alınmıştı. Dosya ilk olarak Terör Bürosu’nda görev yapan genç bir savcıdaydı.
Bu savcının babası, Ergenekon kumpası döneminde hukuksuzluklara direnen önemli yargı mensuplarından biriydi. Yargı çevrelerinde emir ya da talimatla hareket etmeyeceği bilinen bir isimdi.
Ancak öğrenciler adliyeye sevk edildiği gün dosyanın savcısı değiştirildi.
Dosya Ergün Güçlü’ye verildi.
Güçlü öğrencilerin tutuklanmasını talep etti. Mahkeme öğrencileri tutukladı.
Güçlü’nün hazırladığı iddianamede HDP’yi terör örgütü gibi gösteren değerlendirmelere yer vermesi ise hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda uzun süre tartışıldı.
HAKKINDAKİ İDDİALAR SONRASI İSTİFA ETTİ
Bir süre sonra bu kez Ergün Güçlü’nün adı başka iddialarla gündeme geldi.
Basına yansıyan haberlerde, evinde bir eskort kadını (Özlem Yıldız) alıkoyduğu ve darp ettiği öne sürüldü.
Güçlü bu iddiaları reddetti. O kişinin eskort değil kız arkadaşı olduğunu ve kimseyi alıkoymadığını belirtti
Hakkındaki tartışmaların ardından önce Erzurum’a sürüldü. Ancak orada göreve başlamadı.
Ekim 2024’te ise görevinden istifa etti.
BENİ DE ARADI… TELEFONDA ÖZLEM YILDIZ’IN DA SESİ DUYDUM
Tüm bunlar yaşanırken Ergün Güçlü birkaç kez beni de aradı.
Kendisiyle herhangi bir tanışıklığım yoktu.
Beni yalnızca yaptığım haberlerden tanıyordu.
Yargı camiasına ilişkin çeşitli iddialar anlatıyordu.
Telefon görüşmelerimiz birinde ise kız arkadaşı Özlem Yıldız da dahil olmuş ve benimle yüz yüze görüşmek istediklerini belirtmişlerdi. Ancak o görüşme hiç gerçekleşmedi.
Bugün ölüm haberiyle gündeme gelen Özlem Yıldız’ın sesini ilk kez o görüşmede duymuştum.
HAKİM-SAVCI LOJMANLARINDA ÖLÜ BULUNDU
Telefon konuşmalarında sesini duyduğum Özlem Yıldız, 28 Temmuz 2026 tarihinde Başakşehir’deki hakim-savcı lojmanlarında ölü bulundu.
Öldüğü ev Ergün Güçlü’ye aitti.
Olay sonrası Güçlü gözaltına alındı.
Ayağındaki kesik dikkat çekti.
Sevk edildiği Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği ön otopsi raporu, kuvvetli suç şüphesini gösteren mevcut delil durumu, isnat olunan eyleme ilişkin cezanın alt ve üst sınırı… gibi çeşitli Güçlü’nün tutuklanmasına karar verdi.
Savcılık ve hakimlik sorgularına göre çift arasında daha önce de defalarca tartışma yaşandı.
Bu tartışmaların bir kısmı adli makamlara da yansımıştı.
‘2022’DE TANIŞTIK, 2024’TEN BERİ BİRLİKTE YAŞIYORDUK’
29 Temmuz’da Cinayet Büro Amirliği’nde ifade veren Ergün Güçlü, Özlem Yıldız ile 2022 yılında ortak arkadaşları aracılığıyla tanıştıklarını anlattı.
Bir süre sonra duygusal ilişki yaşamaya başladıklarını, 2024 yılının başından itibaren aynı evde yaşamaya başladıklarını söyledi.
Yıldız’ın aile içinde yaşadığı sorunlar ve tehditler nedeniyle Cumhuriyet savcısı lojmanlarındaki evine taşındığını, zaman zaman annesinin yanına gidip geldiğini ifade etti.
İlişkileri boyunca zaman zaman tartıştıklarını ancak bunların sözlü tartışmalar olduğunu, birbirlerine fiziksel şiddet uygulamadıklarını iddia etti.
Daha önce basına yansıyan eskort iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Güçlü, Özlem Yıldız’ın da bu konuda herhangi bir şikâyetinin bulunmadığını öne sürdü.
‘RAHATSIZLANDI, AYRAN HAZIRLADIM’
Ergün Güçlü ifadesinde olay sabahını da anlattı.
Buna göre 28 Temmuz günü saat 05.00 sıralarında Özlem Yıldız mide rahatsızlığı yaşadı.
Kendisine tuzlu ayran hazırladığını söyledi.
Daha sonra Yıldız tekrar dinlenmeye geçti.
Kendisi salonda televizyon izledi.
Bir süre sonra kahvaltı hazırladı.
Özlem Yıldız duş aldıktan sonra salona geldi ancak “Birazdan yerim” diyerek yeniden odasına geçti.
Yaklaşık yarım saat ile bir saat sonra seslendi.
Cevap alamayınca odaya girdi.
İfadesine göre Özlem Yıldız’ı yeşil renkli bir ip ile tavandaki askıya asılı halde buldu.
‘AYAĞIMI AYNA KESTİ’
Güçlü, önce boynundaki ipi çözmeye çalıştığını söyledi.
Ayaklarının altına puf çekerek destek vermeye çalışırken duvara dayalı aynanın ayağını kestiğini anlattı. Daha sonra Özlem Yıldız’ı yere indirdiğini ancak yaşamını yitirdiğini fark ettiğini ifade etti.
Bunun üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını sonrasında ise Ankara’daki arkadaşı Kürşat’a, avukatı Özgür Akkaş’a ve bir arkadaşına daha telefonla ulaştığını anlattı.
Güçlü fadesini ise şu sözlerle tamamladı: “Kız arkadaşım Özlem Yıldız intihar etmiştir. Kendisinin ölümü intihardır. Adli Tıp bu konuda rapor düzenleyecektir.”
Ancak soruşturma dosyası artık Adli Tıp Kurumu’nun hazırlayacağı raporu bekliyor. O rapor, Başakşehir’deki hakim-savcı lojmanlarında yaşanan olayın intihar mı yoksa bir cinayet mi olduğuna ilişkin soruşturmanın en kritik delillerinden biri olacak.






